8 Nisan 2014 Salı

OLDUKÇA YAYGIN BİR HASTALIK 'ANKSİYETE'

Kişinin sebebini tam olarak bilemediği iç sıkıntısı haline verilen isimdir, ''anksiyete.''

Nedensiz duyulan korku ve kaygı durumu olarak tanımlanan anksiyete bozukluğu sıklıkla görülen bir rahatsızlıktır. Kadınlarda görülme oranı erkeklerden daha fazla olan anksiyete, kişinin gündelik hayatta karşılaştığı olaylarla ilgili olarak, engelleyemediği aşırı bir endişe ve kuruntulu bir şekilde beklenti içinde olma halidir. Yaygın olan anksiyete bozukluğunda özellikle önemli olan ruhsal süreç, kişinin çevre üzerinde denetiminin olmadığı inancıdır. Denetlenemez olaylardan kaynaklanabilecek tehlikelere karşı zihni sürekli meşgul etmektedir. Kişi yoğun endişesini durduramadığı için dikkatini olağan işlere odaklamada güçlük çeker, dalgınlaşır.

ANKSİYETE BOZUKLUĞU BELİRTİLERİ VE TEDAVİSİ

Anksiyete, düşünmeyi, algılamayı ve öğrenmeyi etkileyen bir rahatsızlıktır. Stresli bir durumla karşı karşıya kalındığında ya da baskı altındayken kalbin hızla çarpması ya da zaman zaman endişeli ve gergin hissetmek normal bir durumdur ve bunu her insan zaman zaman yaşar. Anksiyete de ise, bedenin tehlikeye karşı verdiği normal bir tepki söz konusudur. 

Anksiyete bozuklukları, kişiden kişiye farklı belirtiler gösterebiliyor. Anksiyete hastaları genelde huzursuz, çabuk heyecanlanan ve sabırsız kimselerdir. Yüz ve beden gerginliğinin yanı sıra ellerde titreme görülür. Çoğu hasta uyku sorunları, kâbus ve karabasanlar yaşayabilmektedir. Kolay yorulma, ağız kuruluğu, aşırı geğirme, soluk alma ve yutma güçlüğü, çarpıntı, sık idrara çıkma, kulak çınlaması, baş dönmesi, uyuşmalar gibi yakınmalar sıklıkla görülen anksiyete belirtileri arasındadır.Yaygın anksiyete bozukluğu olan hastaların en etkili tedavisi psikoterapik, farmakoterapötik ve destekleyici yaklaşımlardır. Düşünce biçimlerini ve bunların rahatsızlık verici işlevini hastalara göstermenin hedeflendiği, davranışçı ve bilişsel psikoterapiler ile yaygın anksiyete bozukluğunda başarılı sonuçlar alınabilmektedir. Yoğun anksiyete yaşayan kişi, aslında sadece zihinsel ve bedensel olarak çok fazla koşuşturma içindedir.Yavaşlamaya, gevşemeye ve hayatındaki üzüntülerin bir kısmını sırtından atmaya ihtiyacı vardır. Bu sebeple de, yaşadığınız stres tolere edebileceğinizin fazlasıyla üstüne çıktığında yapabileceğiniz en iyi şey öncelikle yavaşlamak ve hayatınızdaki öncelikleri belirlemektir. Destek alabileceğiniz ilişkilere, faaliyetlere yönelmek; stresle başa çıkma yöntemlerini düzenli olarak hayatınıza dahil etmek, spor çeşitleri, meditasyon, gevşeme egzersizleri yardımıyla gevşemek daha sonra yapabileceklerinizden bazıları olabilir. Severek yaptığınız ve kendinizi unuttuğunuz herhangi bir faaliyet de çoğu zaman destekleyicidir. Bunlara rağmen belirtiler devam ettiğinde profesyonel bir destek alma zamanı gelmiştir. 

Anksiyete Bozukluğu teşhisi konan kişilerin genelde çekingen ve bağımlı bir yapıları olup, kendilerine güvenleri de oldukça azdır. Çoğu toplumsal ilişkilerde arka planda durmayı yeğleyip, aşırı kırılgan, utangaç, eleştiriye çok duyarlı, çabuk yıkılan kişiler oldukları saptanmıştır. Yaygın anksiyete bozukluğu özgül düşünsel içeriği olmayan yaygın ruhsal ve fizyolojik bunaltı belirtileri ile yaşanan bir bozukluktur. En az 6 ay buyunca hemen her gün ortaya çıkabilecek bir sorundur.